Tag: astroloji

Astroloji

Denizin Dalgasına Asılmış Düşler- Jüpiter Yengeçte

Yaşam Sırrı, Yaşayandadır ve Gördüğünüz Her Şey Canlıdır Jüpiter yengeçte nasıl tarif edilir? Her sabah uyandığınızda, demir almak üzere bir hazırlığa giriştiğinizi düşünün. Evden çıkışınız, yeni ufuklara yelken açışınız olsun. Yanaşacağınız kıyılar, çok iyi bildiğiniz bir yer olabilir. Yine de denizin sağı solu belli olmaz. Bir bakmışsınız sular sakin, bir bakmışsınız bir fırtına tutmuş sizi. Yaşamın Halleri Yaşam, denizler gibidir. Bazen çarşaf gibi bazen ağzı köpürmüş… Onu durgun gördüğünüzde ne yapsanız umurunda değilmiş gibi gelir. Bu haliyle tıpkı dikkati sizde olmayan bir ebeveyn gibidir. Siz de fırsattan istifade hınzırca planlar yapmaya başlarsınız. Biraz yaramazlıktan kimseye zarar gelmez diye düşünürsünüz. Hatta haddinizi aşar “bir kereden bir şey olmaz” dersiniz. Sanki “hafıza” denen bir şey yokmuş gibi! Dalgalar, gökyüzüne doğru yükselip intihar eden balinalar gibi ardı sıra kendilerini kıyıya vurduğundaysa içinizi büyük bir korku kaplar. Artık ne yapsanız onunla iletişim kuramazmışsınız gibi gelir. Sizi yutmak istercesine genişleyip daralan girdaplarıyla canınıza kastettiğini düşünürsünüz. Sizi cezalandırıyordur. Belki de bunu hak ettiniz. Anlamlandırmak İşin ilginç olanı nedir biliyor musunuz? Sizin anlamlandırmanız. Deniz durgundu. Siz buna bir anlam yüklediniz. Deniz dalgalı, her zaman ya da çok kez olduğu gibi bunu da es geçmediniz. İnsanın Yaratan’la kurduğu ilişki de böyledir. Bize onun cezalandırdığı öğretilir. Halbuki o sadece varlığını sürdürmektedir. Turgut Uyar’ın şu dizelerine uzanalım: Sizin alınız al, inandım. Morunuz mor, inandım. Tanrınız büyük, âmenna. Şiiriniz adamakıllı şiir, Dumanı da caba. Ama sizin adınız ne Benim dengemi bozmayınız. Bütün ağaçlarla uyuşmuşum, Kalabalık ha olmuş, ha olmamış. Sokaklarda yitirmiş, cebimde bulmuşum. Ama sokaklar şöyleymiş, Ağaçlar böyleymiş, Ama sizin adınız ne Benim dengemi bozmayınız. Aşkım da değişebilir, gerçeklerim de. Pırıl pırıl dalgalı bir denize karşı Yan gelmişim diz boyu sulara, Hepinize iyi niyetle gülümsüyorum, Hiçbirinizle dövüşemem. Siz ne derseniz deyiniz Benim bir gizli bildiğim var, Sizin alınız al inandım, Sizin morunuz mor inandım, Ben tam dünyaya göre, Ben tam kendime göre, Ama sizin adınız ne Benim dengemi bozmayınız. Denge (Tel cambazının tel üstündeki durumunu anlatır şiirdir) Turgut Uyar (1927 – 1985) Yetişkin Olmak Bir yetişkini bir çocuk ya da ergenden ayıran, onun artık yaşamın sorumluluğunu alabileceği olgunluğa gelmesidir. O seçimler yapar. Öncelikler belirler. Ödeyeceği bedelleri göze alır. Gerektiğinde buna psikolojik hazırlık yapar. Ve devam eder. Kimseyi suçlamadan… Kimseyi cezalandırmaya kalkışmadan. Ceza “karşılık” anlamına gelir ve yaşam size ona verdiğinizin karşılığını verir. Alışveriş Kimin size ne verdiğine bakmayın. Onun size verdiği, ne almak istediğiyle ilgilidir. Hayatın size ne verdiğine, sizin hayata ne verdiğinize bakın. Öyle değilmiş gibi görünse de ne ekerseniz onu biçiyorsunuz. Rüzgâr eken fırtına biçiyor. Savaşa Yumulmak Kendinizi içine gömdüğünüz savaşlar vardır. Bunların içinde kendinizi uyuşturursunuz. Bu daha az hissetmenizi, daha az kendinizle buluşup kendi sesinize kulak vermenizi sağlar. Bunu yapmazsam ölürüm dediğiniz birçok şeyi yapmadığınızda çok kez ölmezsiniz. Ölüm korkusuyla yaptığınız birçok şeyse sizi günden güne çürütür. Kibir Kulesi Kibir, çok farklı şekillerde kendini gösterir. Sizsiz olmasın, sizinle ilgili her şey hafızalara kazınsın, siz artık orada olmasanız da size duyulan hayranlık, artık içinde hayat olmayan o ağaç kabuğu orada dimdik dursun istersiniz. Mutluluk Ülkesi Ve bir gün bir üflemeyle nalları dikersiniz. Sizi temsil edeceğini düşündüğünüzün ömrü de sizden çok daha uzun olmaz. Herkes unutulmaya mahkumdur. Elinizde kalacak bir şey varsa o da hatırlayacaklarınız olacaktır. Ve bir gün hatıralarınız sizden bağımsız ortalıkta dolaşan hayaletlere dönüşür. Mutlu hayaletler vardır. Mutsuz olanlar da… Mutluluk ne olduğu değil, olanı sizin nasıl karşıladığınızla ilgilidir. Suyun Altında Yaşam Suyun altında bir dünya var. O dünya siz, o dünyayı dolduran her şey, bedeniniz… Geçip gidiyorsunuz. Bir dost tebessümünde kurulan düşlerde kalıyor benliğiniz… Adaleti siz sağlayacak değilsiniz. Adalet, bir yetişkindir. O üzerine düşeni yerine getirir. Sizin sadece kendi üzerinize düşeni fark etmeniz gerekir. Yaratan bir tane, onu algılayanların ona dair yarattıklarıysa yeryüzünde nefes alan canlı kadardır. Sonuç: Yaşam Yolu Değişim, zincirlerinizin farkına vardığınızda başlar. Onu kırmanız gerekmez. Zarifçe boynunuzdan çıkarmanız yeterlidir. Yol, böylelikle açılır. Ve su akıp yolunu bulur. Astrolojik Danışman Hüseyin Akdağ

Devam Okuyun..
Astroloji

Kâşifin Gezi Notları

Hangi Dünya? Olduğuna inandığımız kadar bir dünyada yaşarız. Okyanusun ilerisi dünyanın sonu gibi gelir. Biri oraya geçecek cesareti gösterir. Görür ki orası dünyanın sonu değil. Oradan denizin suyu uzay boşluğuna dökülmüyor. Yeni Bir Dünya Coğrafi keşifler öncesi durum, her birimizin kişisel keşifleri öncesinde de geçerlidir. Orası sanki dünyanın sonu gibi gelir. Sanki orada daha da nefes alamayız. Ve sonra bir şey olur. Kendimizi o bilinmezliğe yelken açmış buluruz. Ve dünyanın sonu değil, yeni bir dünyanın keşfi gelir. Tüm Muhteşem Hikayeler Ben Tolstoy’un “Tüm muhteşem hikayeler iki şekilde başlar: Ya bir insan bir yolculuğa çıkar ya da şehre bir yabancı gelir.” sözünü çok severim. Çıktığım her yolculuk, benim için yeni keşiflere vesile olmuştur. Bir Kristof Kolomb değilsem de yahut bir Evliya Çelebi, “bir ben vardır bende, benden içeri” Bir Yabancı Bir yabancı bana hep oldukça çekici gelmiştir. Onun, tüm inançlarımı yıkıp geçeceğini bilsem de sonrası, en az kaybettiklerim kadar kazandıklarım olmuştur. İnancımı kaybetmedim, sadece putlarımı yıktım. Bu beni daha insanlaştırdı. Yine inandım. Sadece, artık benimle aynı şeye inanmayanların üzerine yürümeye kalkmadım. Birbirini Kapsamak Onlarla kol kola yürüdük biraz. Güvendiler bana. Güvendim onlara. Ben yüzümü onların baktıkları yere çevirdim, onlar yüzlerini, benim baktığım yere çevirdi. Ufkumuz genişledi. Birbirimizi ötekileştirmektense birbirimizi kapsar hale geldik. Masa Da Masa Bir masanın hangi ayağı daha doğrudur? Bir masa ancak dört ayağıyla ayakta durur. Bir ayak “En iyisi benim, siz burayı terk edin!” dese ve onlar bunu kabul etse masa, masa mı olur? Keşfin Sihri Her keşif, o güne getirdiklerini geride bırakabilmeyi gerektirir. En azından bir süre için. Bunu başardığımızda, her şey, çok daha fazlasıyla geri gelir. Kendine Gelmek Bir gün bir yerde kendimize geleceğiz. Ve o gün, şunu fark edeceğiz: Hiçbir şey kaybetmedik. Sadece dahasına yer açmak için, bir süreliğine onları hayata emanet ettik. Ve bir gün şunu fark edecektik: Onları emanet ettiğimiz, onlara emanet ettiğimiz, onları emanet eden, sonrasında önümüze gelen, aldığımız ve verdiğimiz, hepsi bizdik. Bir gün orada kendimize gelene dek sadece yola devam edecektik. Astrolojik Danışman Hüseyin Akdağ

Devam Okuyun..
Astroloji

Adaletin Keskin Kılıcı

Adaletin Ne Olduğu Adaletin ne olduğunu çok iyi anlamak gerekir. Adil olan, hakkınız olandır. Hak, “varlığı değişmeden duran” anlamına gelir. Hakkınız olanı, kimse sizden alamaz. Olsa olsa gecikmeler olur. Böylelikle onu aldığınızda, onun değerini daha çok bilirsiniz. Hakkınız Olduğunu Düşündüğünüz Ola ki hakkınız olduğunu düşündüğünüz bir şeyi alamamışsanız ya o sandığınız gibi hakkınız değildir ya da hakkınız olan, düşündüğünüz şey değildir. Hakkınız olan, sandığınızdan çok daha fazlası olabilir. Siz bunun ne anlama geldiğinin henüz farkında olmayabilirsiniz.  Neyin henüz elinize geçmiş olmamasının sizi neyden koruduğundan… Ve elinize geçenin, ilk bakışta başınıza gelen bir bela gibi gözükse de aslında ne kadar değerli olduğunun… Kazanç ve Kayıp Kazanç ödül, kayıp ceza gibi gelir. Halbuki bazı kayıplar, bazı kazançlardan çok daha kıymetlidir. Kaybettiğiniz hafifleyen, kazandığınız ağırlaşan yüreğiniz olabilir. İnsan, “kazandıkça” var olur gibi gelir. Göz ardı edilen, insanın kaybettikçe olgunlaştığıdır. Kayıplarınızla Baş Etme Şekliniz Kayıplarınızla baş etme şekliniz, sizin gelişiminizde büyük rol oynar. Kaybınıza verdiğiniz tepki, buna dair gözleminiz, bu sürecin size fark ettirdikleri, sonrasına dair aralanan kapılar, yeniden yapılandırdığınız yaşam deneyiminiz; yersiz kaygıların yerini alan, daha derin anlamlar… Derinlik ve Basitlik Derin anlamlara, karmaşık çözümlemelerle ulaşılabilir gibi düşünülür. Halbuki derin olan, oldukça basittir. Bu hakikattir. Onunla kalmak, insana iyi gelir. Aslında bu kadarmış dersiniz. Ve bu kadarı yeterliymiş. Astrolojik Danışman Hüseyin Akdağ

Devam Okuyun..
Astroloji

Sağlıklı İlişkinin Gücü Terazi Burcu

İnsanın Kendiyle Kurduğu İlişki Terazi burcu, tüm ilişkilerin ve en önemlisi, insanın kendiyle kurduğu ilişkinin anahtarıdır. Burada en önemsediğim ilke ölçülülüktür. Ölçülülük, herhangi bir şeyde, aşırıya kaçmaktan kaçınmaktır. Carl Gustav Jung, bir şeyi hiç yapmamanın da aşırılık olduğundan söz eder. Aşırılıklar Genelde aşırılıkların, karşılamadığı ihtiyaçtan doğan bir boyutu vardır. Asıl ihtiyaç duyduğunuz yemek değilken yediğiniz yemek, asıl ihtiyaç duyduğunuz cinsel ilişkiye girmek değilken cinsel deneyim peşinde olmanız, asıl ihtiyaç duyduğunuz öfkenizi değil üzüldüğünüzü göstermekken kendinizi ateş püskürürken bulmanız gibi. Yemek Yemenin Size Hissettirdiği Burada olanı anlamak için yemek yemenin size ne hissettirdiğine bakmanız gerekir. Beslenmek, hayatın size verdiğine kendinizi açmak; tat almak, tadına bakmak, tadını çıkarmak… Bu bağlamda düşünmek gerekir. Heyecan ve Şefkat İhtiyacı Cinsellik, heyecan ve şefkat ihtiyacını karşılamak için tercih edilebilir. İhtiyaç duyduğunuz heyecanı karşılamak için birtakım oyunlar yaratırsınız. Kendinizi hayatınızda birçok kriz yaratacak bir ilişkiye çekilmiş bulursunuz. İlk zamanlar bu heyecan, yarattığı stres size yeniden hayat bulmuşsunuz hissi verse de uzun vadede yıpratıcıdır ve hayal kırıklığı yaratma ihtimali yüksektir. Temas- Güvende Hissetmek Temas, güvende hissetmek, şefkat görmek- göstermek, gevşemek, zihninizin boşalması, yeniden hayatın akışıyla daha uyumlu hale gelmiş hissetmek… Tüm bu saydıklarımız birbiriyle bağlantılıdır. Bunlar gerçek anlamda güvenli bağlanmayla sağlanabilir. Bu da içsel bir hazırlığı, buna hazır olma halini gerektirir. Değilse sadece geçici bir histen ibaret olur. İşte bu demenizle bu da değil demeniz arasındaki süre uzun değildir. Salt Fiziksel Deneyim İhtiyaç duyduğunuz salt fiziksel bir deneyim de olabilir. Duygusal anlamda zaten yeterince beslenebildiğiniz kaynaklarınız olabilir. Bu durumda dürüst olabilmeniz değerlidir, önce kendinize sonra karşınızdaki kişiye karşı. Bu her iki tarafın da ortak isteği olduğunda, ihtiyaç karşılanır ve teşekkür ederek yolculuklarınıza devam edebilirsiniz. Dilinizde güzel bir tat kalır. Öfkenin Gösterdiği Öfke, önemli bir duygudur. Bir şeylerin yolunda gitmediğini gösterir. Bir süredir sizi üzen şeyi ifade edememiş olabilirsiniz ve sisteminiz acil durum çağrısı yapmış olabilir. Bu artık öfkenizi kontrol edemediğiniz yerdir. Acı eşiklerinin farklı olması gibi, öfke eşikleri de farklıdır. Üzgünüm Demek Üzgünüm demek, size kendinizi zayıf hissettirebilir. Bu içinize düşen bir korkuyla da ilgili olabilir. Bunu ifade edebilmeniz ve karşınızdaki kişinin bu anlamda size sağlayabileceği desteğe kendinizi açabilmeniz çok değerlidir. Bunu yapamadığınızda, sisteminiz kendini korumak için öfkeyi devreye alır. Bu sizin hem kendinize hem karşınızdaki kişiye duyduğunuz kızgınlıktır ve bunu yaratan, iletişimsizliktir. İfadenin Gücü Siz kendinizi karşınızdaki kişiye uygun şekilde ifade edemediğinizde, karşınızdaki kişinin de size kendini açma şansı doğmaz. Bu sizi birbirinize yabancılaştırır. Bu yüzden zorlu çatışmalar dahi iletişimsizlikten daha umut vericidir. Hala bir bağ vardır ve ihtiyaçlarınızın farkına varıp birlikte bunları giderilebileceğinizi anladığınızda, birbirinize gerçek anlamda güvenebilirsiniz. Birbirinize belli konularda anlayış gösterebilirsiniz. Çünkü içten bir çaba olduğunu bilirsiniz. Kendinizi tehdit altında, suçlanmış, aşağılanmış hissetmezsiniz. Hislerinizi ifade ederken bu ifadenin karşınızdaki kişiye hissettirebileceklerini düşünürsünüz. Çok Fazla Fedakarlıkta Bulunmak Birini çok sevmek ve onun için çok fazla fedakarlıkta bulunmak, sonrasında büyük öfkeler getirir. Hele ki karşı taraf bu fedakarlıkları fark edip beklediğiniz hassasiyeti göstermemişse… Bu durumda terazi burcunun “hesap defteri” dediğimiz boyutu devreye girer. Bu gölge yönlerinden biridir. Sağlıklı kullanımı, içinizden geleni yapmak, böylelikle ilişkiye kendinizi katmak, bu deneyimden beslenmektir. Bu süreç, karşınızdaki kişiyle tam olarak neyi paylaşmaya gönüllü olduğunuzu ona ifade edebilmeniz, onun tam olarak neyi paylaşmaya gönüllü olduğunu ondan duyabilmeniz ve sizler için bunların değerini belirlemek şeklinde deneyimlenir. İlişki İçinde Kendiniz Olmak Herkes bir ilişkiye başka şeyler katar. İlişki, sizden olmadığınız birisi olmanızı beklediğinde, bu sizin bir yerden sonra oraya ait hissetmemenize sebep olur. İlişki içinde kendiniz olabildiğinizde, yer yer esneyebilirsiniz. Karşınızdaki kişinin ilişki içinde kendi olabilmesi için ona alan açabilmeniz, ilişkinizi kendinize dair daha çok şey keşfedebildiğiniz bir deneyim alanına dönüştürmeniz çok değerlidir. Bunlar sadece sevgililik ilişkisi için geçerli değildir aslında, tüm ikili ilişkiler için geçerlidir. İlişki Bir Oyun Alanı İlişki bir oyun alanıdır ve her oyunun kuralları vardır. Böylelikle sürecin akışı adil olabilir. Şunu da hatırlamak gerekir, biriyle kurduğunuz ilişki, kendinizle kurduğunuz ilişkinin bir yansımasıdır. Kendinize gösterebildiğiniz anlayışı ve hoşgörüyü karşınızdaki kişiye gösterebilirsiniz. Kendinizle iletişim kurabildiğiniz kadar karşınızdaki kişiyle iletişim kurabilirsiniz. Dürüst Olduğunuz Cevaplar Sizin de dürüst olabildiğiniz cevaplarınız yoksa sorduğunuz sorular sizi sadece daha da büyük bir karmaşaya sürükler. Sorunu bulduğunuzda, çözüm kendiliğinden gelir. Çözülemeyen tüm meseleler çokça, doğru saptanamamış sorunlarla ilgilidir. İnsanın Kendine Açılan Kapı Sevmek, insanın kendine açılan bir kapıdır. Bu kapıdan hayatı içeri alır, böylelikle canlanır ve beslenirsiniz. İşe kendinizle başlamadığınızda, karşınızdakiyle olan sadece kendinizle kurmaktan kaçındığınız ilişkinin bir yansıması olur. Bunu anlamak, terazi burcu sembolizmini anlamanın ön koşuludur. Astrolojik Danışman Hüseyin Akdağ

Devam Okuyun..
Astroloji

İlmin Düş Fısıltısını Hissetmek

Günün Tarot Kartı: Aşıklar Numerolojik Değeri: 17 (Yıldız) /8 (Adalet) Astrolojik Etkisi: Ay başak burcuna geçiyor Başak burcu deyince akla ilk gelen titizlik ve mükemmeliyetçilik olur. Buradan yola çıkarak hiçbir şeyi beğenmeyeceği, sürekli bir kusur bulacağı, onu düzeltmeye çalışacağı, bunun onun tam da yapması gereken şey olduğu düşünülür. Değildir. Başak burcunun öncelikli hedefi kendisi için basitlik ve sadeliktir. İşleri kolaylaştırması gerekir. Hatasız olmaya değil hatalarını fark edip benzer hataları tekrar etmemeye çalışırsa sonuç alır. Bunun için kendi özeleştirisini yapabilmesi gerekir. Başak burcu, öğrenme sürecinin çıraklık- ustalık boyutudur. İyi bir çırak değilseniz iyi bir usta da olmazsınız. Bu doğru ustayı bulmanızla mümkündür. Alanında yetkin birisini sizin için doğru kişi haline getiren, benzer bir vizyonunuzun olmasıdır. Bir ustanın tarafsız olması gerekir. Bu çok önemlidir. Onun üzerine düşen, kendinizi keşfetmenizi sağlamasıdır. Sizde daha fazlasını araştırma ve öğrendiklerinizi uygulama arzusu uyandırır. Gerisi kendiliğinden gelir. Sizi ancak kendi gelebildiği yere taşıyan, iyi bir usta değildir. Boynuz kulağı geçmeli, usta ve çırak, birlikte yeni ufuklar keşfedebilmelidir. Onlar birbirinin tutsağı haline gelmek yerine iki özgür yol arkadaşı olabilmelidir. Kendi potansiyelini ortaya koyamamış yani kendini bulamamış kişi, bir başkasına kendi potansiyelini ortaya koyma konusunda yardımcı olamaz. Ustanızın kendisini yenileyen, farklı bakış açılarını takdir eden mi yoksa sınırlı bilgisine mahkum, dahasının peşine düşeni tehdit olarak algılayıp ona ateş eden biri mi olduğuna bakın. Birlikte öğrenemediğiniz bir yerde öğrenemezsiniz. Her öğrenci, öğretmeninin devam eden öğrenme sürecidir. Ya da o bilmesi gereken her şeyi bildiğine inanma tuzağına düşer ki bu kendi kendini bitirişidir. Bu olduğunda, bir süre sonra bir şekilde küser ve köşesine çekilir. “Aşıklar” kartı, kalbinizin evet dediği şeyi yapmaktır. Ustanızı aklınızla da kalbinizle de seçebilirsiniz. Her ikisi de size çok şey öğretir. Kalbinizle seçtiğiniz size karanlığı, aklınızla seçtiğiniz aydınlığı gösterir ve sizin kendi ışığınızı yakmanız için, ikisini de tanımanız gerekir. Kalbinizle yaptınız her seçim, size kendinizi buldurur. Onu reddederek de sadece onun peşinden giderek de gelişemezsiniz. Kalem, akıl mürekkebiniz kalp ilhamınız olduğunda gerçekleri yazar. Cevap, oradadır. Yıldız ve Adalet kartları; dünyadaki ve evrendeki ritim, ölçü ve düzeni anlatır. Bunun ne anlama geldiğini fark ettiğinizde, hem doğanın bir parçası hem de onun geniş ufuklara açılan kanatları olursunuz. Herkes, kendi düzeninden sorumludur. Bunu kurmaksa ancak, kendinizi tanımakla olur. Hatırlayın: “İlim, ilim bilmektir. İlim, kendin bilmektir.” Hüseyin Akdağ Astrolojik Danışmanlık

Devam Okuyun..
Tarot

Abdalın Mucizesi

Günün Tarot Kartı: Abdal Günün Numerolojik Değeri: 19 (Güneş)/ 10 (Kader Çarkı)/ 1 (Büyücü) Günün Astrolojik Etkisi: Ay ve Mars gezegenlerinin aslan burcunda kavuşumu “Ya hiçbir şey bilmiyordur ya da bilgisini kullanmıyordur.” “Tarot ve Kahramanın Yolculuğu” kitabında Hajo Banzhaf, “Abdal” kartıyla ilgili tam da bu ifadeyi kullanır. Saf bir merak duygusu… Yeni şeyler keşfetmeye duyulan iştah… Tıpkı küçük bir çocuk gibi! Bugüne kadar öğrenilmiş hiçbir şeyin, yeni keşiflerin önüne geçmemesi… Nihayetinde birileri ötesinin olabileceğini düşünmeseydi, hiçbir keşif gerçekleşmezdi. “Abdal” kartı, bir yolculuğun başlangıcıdır. Önündeki uçurum, bu yolculukta kendini ve haliyle yolunu kaybetme tehlikesidir. İnsanın ışığı, kendiyle ilgili farkındalığıdır. (“Ermiş” kartı) İnsan, kimi sosyal ödüllerin büyüsüne kapılıp birtakım beklentileri karşılama çabasıyla kendine yabancılaştığında, “kendini durmadan koşmasına rağmen hiç ilerleyemediği bir çemberin içinde bulur.” (“Şeytan” kartı) “Bir ben var, benden içeri…” Bir “olduğunuzu düşündüğünüz” ya da “size olduğunuz düşündürülen” siz varsınızdır. Bir de bunun ötesinde, “henüz keşfedilmemiş” ya da “yeni yeni keşfettiğiniz” bir siz vardır. İşte bu soruların cevaplarını çok daha derinlere bakıp oralarda bulduğunuzda, siz kaynağınızla bağlantı kurmuş olursunuz. Bu ancak, özgür kaldığınızda olur. Özgürlüğünüz, göze alabileceğiniz kadardır. Ne kadarının sizin için yeterli olduğunu anlamak, ancak içinizdeki o küçük çocuğun sesini duyduğunuzda mümkün olur. Her şeyi bilerek geldiniz, sadece hayatta kalma savaşının yarattığı korkularla, bazen gereğinden fazla taviz verdiniz. Şimdi yeni sınırlar belirleyebilecek güçtesiniz. Hüseyin Akdağ Astrolojik Danışman

Devam Okuyun..
No more posts to show

Mail Listemize Kayıt Olun.

Bültenimize kaydolduğunuzda en son haberlerimiz, tekliflerimiz ve etkinliklerimiz ile güncel kalın.

Hüseyin Akdağ © 2022 | Tüm Hakları Saklıdır.

×
×

Sepet