Tag: teraziburcu

Astroloji

Uyuyan Yılanı Uyandırmak

Güne ayın, güneş ile yaptığı uyumlu açı ile başlıyoruz. Ay aslan burcunda, güneş terazi burcunda bulunuyor. Aslan burcunun içtenliği ile terazi burcunun adalet duygusu bir araya geliyor. Sizden önce kendinizle anlaşmanız isteniyor. ”Dün dünde kaldı cancağızım, artık yeni şeyler söylemek lazım…” Bu söz, aslan burcu için söylenmiş gibidir. Her güne ihtiyaç duyduğu tazelikle uyanabilmesinin yolu budur. Hangi gezegeniniz veya köşe noktanız bu burçtaysa, onun için bunu düşünebilirsiniz. Yılanın deri değiştirmesi gibi düşünün. Bu onu canlı tutar. Bizde uyuyan yılanı uyandırma denir. Halbuki doğu gizemciliğinin bütün odağı budur. Kundalin dedikleri uyuyan yılanı uyandırmak aydınlanmadır. Ve mizah duygusu bu yolculuğun olmazsa olmazıdır. “Müziğin sesini duymayanlar, dans edenleri deli sanırlar.” Sanatın insan hayatındaki rolü budur. Hazır aslan, terazi demişken hatırlayalım: Sanat, insana “müziğin sesini duyma” fırsatı verir. Bugün içsel dengenizi kurmak daha kolay olabilir. Özellikle sabah saatlerinde buna biraz daha alan açabilirsiniz. Bir oyun kurun. Ve kendinize sorun: Gece saatlerinde ay başak burcuna geçecek. Neptün ve Plüton gezegenleriyle ayın fokal konuma geldiği bir yod açı kalıbı olacak. Birilerinin sizin annenizmiş davranmasına izin verme veya birilerine anneleriymiş gibi davranma eğiliminde olabilirsiniz. Size konfor alanı yaratan bu ilişki biçimi bir yandan sizi kısıtlar. Kendine yeterlik geliştirmek üzerine düşünmekte fayda var. Kendine yeten insanlar bağ kurar. Bunu yapamayanlar bağımlı hâle gelir. Ay Uranüs ile kare açı yapıyor. Özeleştiri ve tarafsız bir gözlem önem kazanıyor. Ustalık kazanmak ancak böyle mümkün olur. Enerjinizi nereye harcadığınıza dikkat edin. Başkalarının gelişimine aşırıya kaçarak harcadığınız, kendi ihtiyacınız olandan çaldığınızdır. Burada eksik kalanla eninde sonunda kapınıza dayanır. Hüseyin Akdağ Astrolojik Danışman

Devam Okuyun..
Astroloji

Aşırı Duygusal Tepkiler

Güne yengeç burcunda yolculuğu devam eden Ay’ın, Güneş’e yaptığı kare açı ile başlıyoruz.  Ay bulunduğu burçta sizden kendi ihtiyaçlarınızın farkına varıp onları karşılamanızı istiyor. Bir başkasının ihtiyacı çok özel durumlar dışında ancak bundan sonra gelmelidir. Aksi takdirde Güneş bulunduğu burçtan size adaletle ilgili birtakım sorgulamalar yaptırabilir. Adil olmalıyız. İhtiyaç duyduğumuz ilgiyi kendimizden esirgeyip onu başkalarından beklememeliyiz. Başkalarının üstüne fazla düşüp onları boğmamalıyız. Destek, talep edildiğinde verilirse değerli olur. Teklif edilebilir. Alınan cevap dikkate alınmalıdır.   Ay Mars üçgeni gerçekleşiyor. Enerjimizi ihtiyaçlarımızı karşılamaya harcadığımızda ve bunu ölçülü bir şekilde, başkalarıyla uzlaşarak yaptığımızda kendimizi çok daha iyi hissedebiliriz. Ay Jüpiter gezegeni ile kavuşacak. Bu kendini aşırılıklarla da bir şeylerin çok daha anlamlı hale gelmesi şeklinde de gösterebilir. Hislerinizi, olaylara verdiğiniz tepkileri gözlemleyebilirsiniz. Hem kendi duygularınızı hem de karşınızdaki kişinin duygularını anlamaya çalışmak önemli olacaktır. Aşırı duygusal tepkiler vermekten kaçınabilirsiniz. Küsüp kabuğunuza çekilme eğilimi içinde olduğunuzu fark edebilirsiniz. Sizdense içinize sinen bir barış ortamını mümkün kılmanız isteniyor. Venüs gezegeni başak burcunun son derecesinde, sizi başak burcunun gölgelerine karşı uyarıyor. Kendi düzeninizi dayatmadığınızdan, detaylarda boğulmadığınızdan, fazla kaygılı olmadığınızdan, kendinizi baltalamadığınızdan emin olmaya çalışabilirsiniz. Kendinize şu soruları sorabilirsiniz: İhtiyaçlarımın farkında mıyım ve onları karşılama sorumluluğunu alıyor muyum? Kendime ve başkalarına karşı adil davranabiliyor muyum? Süreci kendim ve karşımdaki kişi için kolaylaştırıyor muyum yoksa zorlaştırıyor muyum? Hüseyin Akdağ Astrolojik Danışman

Devam Okuyun..
Astroloji

Sağlıklı İlişkinin Gücü Terazi Burcu

İnsanın Kendiyle Kurduğu İlişki Terazi burcu, tüm ilişkilerin ve en önemlisi, insanın kendiyle kurduğu ilişkinin anahtarıdır. Burada en önemsediğim ilke ölçülülüktür. Ölçülülük, herhangi bir şeyde, aşırıya kaçmaktan kaçınmaktır. Carl Gustav Jung, bir şeyi hiç yapmamanın da aşırılık olduğundan söz eder. Aşırılıklar Genelde aşırılıkların, karşılamadığı ihtiyaçtan doğan bir boyutu vardır. Asıl ihtiyaç duyduğunuz yemek değilken yediğiniz yemek, asıl ihtiyaç duyduğunuz cinsel ilişkiye girmek değilken cinsel deneyim peşinde olmanız, asıl ihtiyaç duyduğunuz öfkenizi değil üzüldüğünüzü göstermekken kendinizi ateş püskürürken bulmanız gibi. Yemek Yemenin Size Hissettirdiği Burada olanı anlamak için yemek yemenin size ne hissettirdiğine bakmanız gerekir. Beslenmek, hayatın size verdiğine kendinizi açmak; tat almak, tadına bakmak, tadını çıkarmak… Bu bağlamda düşünmek gerekir. Heyecan ve Şefkat İhtiyacı Cinsellik, heyecan ve şefkat ihtiyacını karşılamak için tercih edilebilir. İhtiyaç duyduğunuz heyecanı karşılamak için birtakım oyunlar yaratırsınız. Kendinizi hayatınızda birçok kriz yaratacak bir ilişkiye çekilmiş bulursunuz. İlk zamanlar bu heyecan, yarattığı stres size yeniden hayat bulmuşsunuz hissi verse de uzun vadede yıpratıcıdır ve hayal kırıklığı yaratma ihtimali yüksektir. Temas- Güvende Hissetmek Temas, güvende hissetmek, şefkat görmek- göstermek, gevşemek, zihninizin boşalması, yeniden hayatın akışıyla daha uyumlu hale gelmiş hissetmek… Tüm bu saydıklarımız birbiriyle bağlantılıdır. Bunlar gerçek anlamda güvenli bağlanmayla sağlanabilir. Bu da içsel bir hazırlığı, buna hazır olma halini gerektirir. Değilse sadece geçici bir histen ibaret olur. İşte bu demenizle bu da değil demeniz arasındaki süre uzun değildir. Salt Fiziksel Deneyim İhtiyaç duyduğunuz salt fiziksel bir deneyim de olabilir. Duygusal anlamda zaten yeterince beslenebildiğiniz kaynaklarınız olabilir. Bu durumda dürüst olabilmeniz değerlidir, önce kendinize sonra karşınızdaki kişiye karşı. Bu her iki tarafın da ortak isteği olduğunda, ihtiyaç karşılanır ve teşekkür ederek yolculuklarınıza devam edebilirsiniz. Dilinizde güzel bir tat kalır. Öfkenin Gösterdiği Öfke, önemli bir duygudur. Bir şeylerin yolunda gitmediğini gösterir. Bir süredir sizi üzen şeyi ifade edememiş olabilirsiniz ve sisteminiz acil durum çağrısı yapmış olabilir. Bu artık öfkenizi kontrol edemediğiniz yerdir. Acı eşiklerinin farklı olması gibi, öfke eşikleri de farklıdır. Üzgünüm Demek Üzgünüm demek, size kendinizi zayıf hissettirebilir. Bu içinize düşen bir korkuyla da ilgili olabilir. Bunu ifade edebilmeniz ve karşınızdaki kişinin bu anlamda size sağlayabileceği desteğe kendinizi açabilmeniz çok değerlidir. Bunu yapamadığınızda, sisteminiz kendini korumak için öfkeyi devreye alır. Bu sizin hem kendinize hem karşınızdaki kişiye duyduğunuz kızgınlıktır ve bunu yaratan, iletişimsizliktir. İfadenin Gücü Siz kendinizi karşınızdaki kişiye uygun şekilde ifade edemediğinizde, karşınızdaki kişinin de size kendini açma şansı doğmaz. Bu sizi birbirinize yabancılaştırır. Bu yüzden zorlu çatışmalar dahi iletişimsizlikten daha umut vericidir. Hala bir bağ vardır ve ihtiyaçlarınızın farkına varıp birlikte bunları giderilebileceğinizi anladığınızda, birbirinize gerçek anlamda güvenebilirsiniz. Birbirinize belli konularda anlayış gösterebilirsiniz. Çünkü içten bir çaba olduğunu bilirsiniz. Kendinizi tehdit altında, suçlanmış, aşağılanmış hissetmezsiniz. Hislerinizi ifade ederken bu ifadenin karşınızdaki kişiye hissettirebileceklerini düşünürsünüz. Çok Fazla Fedakarlıkta Bulunmak Birini çok sevmek ve onun için çok fazla fedakarlıkta bulunmak, sonrasında büyük öfkeler getirir. Hele ki karşı taraf bu fedakarlıkları fark edip beklediğiniz hassasiyeti göstermemişse… Bu durumda terazi burcunun “hesap defteri” dediğimiz boyutu devreye girer. Bu gölge yönlerinden biridir. Sağlıklı kullanımı, içinizden geleni yapmak, böylelikle ilişkiye kendinizi katmak, bu deneyimden beslenmektir. Bu süreç, karşınızdaki kişiyle tam olarak neyi paylaşmaya gönüllü olduğunuzu ona ifade edebilmeniz, onun tam olarak neyi paylaşmaya gönüllü olduğunu ondan duyabilmeniz ve sizler için bunların değerini belirlemek şeklinde deneyimlenir. İlişki İçinde Kendiniz Olmak Herkes bir ilişkiye başka şeyler katar. İlişki, sizden olmadığınız birisi olmanızı beklediğinde, bu sizin bir yerden sonra oraya ait hissetmemenize sebep olur. İlişki içinde kendiniz olabildiğinizde, yer yer esneyebilirsiniz. Karşınızdaki kişinin ilişki içinde kendi olabilmesi için ona alan açabilmeniz, ilişkinizi kendinize dair daha çok şey keşfedebildiğiniz bir deneyim alanına dönüştürmeniz çok değerlidir. Bunlar sadece sevgililik ilişkisi için geçerli değildir aslında, tüm ikili ilişkiler için geçerlidir. İlişki Bir Oyun Alanı İlişki bir oyun alanıdır ve her oyunun kuralları vardır. Böylelikle sürecin akışı adil olabilir. Şunu da hatırlamak gerekir, biriyle kurduğunuz ilişki, kendinizle kurduğunuz ilişkinin bir yansımasıdır. Kendinize gösterebildiğiniz anlayışı ve hoşgörüyü karşınızdaki kişiye gösterebilirsiniz. Kendinizle iletişim kurabildiğiniz kadar karşınızdaki kişiyle iletişim kurabilirsiniz. Dürüst Olduğunuz Cevaplar Sizin de dürüst olabildiğiniz cevaplarınız yoksa sorduğunuz sorular sizi sadece daha da büyük bir karmaşaya sürükler. Sorunu bulduğunuzda, çözüm kendiliğinden gelir. Çözülemeyen tüm meseleler çokça, doğru saptanamamış sorunlarla ilgilidir. İnsanın Kendine Açılan Kapı Sevmek, insanın kendine açılan bir kapıdır. Bu kapıdan hayatı içeri alır, böylelikle canlanır ve beslenirsiniz. İşe kendinizle başlamadığınızda, karşınızdakiyle olan sadece kendinizle kurmaktan kaçındığınız ilişkinin bir yansıması olur. Bunu anlamak, terazi burcu sembolizmini anlamanın ön koşuludur. Astrolojik Danışman Hüseyin Akdağ

Devam Okuyun..

Mail Listemize Kayıt Olun.

Bültenimize kaydolduğunuzda en son haberlerimiz, tekliflerimiz ve etkinliklerimiz ile güncel kalın.

Hüseyin Akdağ © 2022 | Tüm Hakları Saklıdır.

×
×

Sepet