Tag: satürn- neptün kavuşumu

Astroloji

Çözülmeler, Arınmalar ve Saflaşmalar- Satürn ve Neptün Kavuşumu

Değirmenlere Karşı Savaş Açanlar ile Değirmende Un Öğütenler “Bunun olması için ne kadar mücadele ettim, bilemezsiniz. Ve sonunda başardım. İşte, bahar geldi!” Siz olsanız ona hiçbir şey yapmasa da baharın geleceğini söyler miydiniz? Yoksa bu zaferi elinden almak istemez miydiniz? Bana sorarsanız burada bu zaferi onun için değerli kılan şeyin tam olarak ne olduğu üzerine de düşünmek gerekir.   Zafer Nedir? Bu bir zafer mi? Bu durumda zaferin ne olduğunu sormanız gerekir: Zafer, verdiğiniz mücadelenin işe yarayıp yaramamasıyla mı ilgilidir? Yoksa verdiğiniz mücadelenin, sağlamasını umduğunuz şeyin, gerçekleşip gerçekleşmemesiyle mi? İlk sorudan yola çıkalım. Baharın bir mevsim olduğunu ve her yıl, olsa olsa birtakım zaman kaymalarıyla geldiğini biliyoruz. Bu durumda verilen mücadelenin yarattığı bir etki olmadığından söz edebiliriz. Tabii, bir iklim makinası icat etmemiş ve mevsimlerin doğal döngüsüne müdahale etmemişse… Ya da doğaüstü güçlere sahip değilse. Burada şu soru ortaya çıkar: Nihayetinde bahar, bugüne kadar her yıl gelmiş. Bu sizin önünüze bu böyle olmayacaktı şeklinde getiriliyor. Ve verilen mücadele sonrası bu durumun değiştiği iddia ediliyor. Hangi Mücadele? Neyin mücadelesi verilmiş olabilir? Kararlılığın mı? Peki, ne başarıldı? Mücadele etmekten vazgeçmemek mi? Bana burada eksik bir şeyler var gibi geliyor. Belki bu benim eksiğimdir. Belki haklıdır. Bahar, o mücadele ettiği için gelmiştir. Ya da gerçeklik çarpıtılıyor ve siz şu an ciddi bir kafa karışıklığı içindesiniz. Satürn ve Neptün Gezegenleri Satürn, fiziksel dünya ve sınırlarla ilgilidir. Neptün, bu sınırların çözülüp erimesiyle ilgilidir. Bir bakmışsınız önünüzde bir duvar var. Bir bakmışsınız aslında yok. Bir bakmışsınız o aslında bir duvar değil. Bir bakmışsınız siz olduğunuzu düşündüğünüz yerde değilsiniz. Hatta bir bakmışsınız siz olduğunuzu düşündüğünüz kişi değilsiniz. Bir bakmışsınız derste uyuyakalmışsınız. Bir bakmışsınız aslında yatağınızdasınız. Bir bakmışsınız deniz kıyısında güneşleniyorsunuz. Bir bakmışsınız uçakta uyuyakalmışsınız. Bir bakmışsınız bilgisayarınızın başındasınız ve bu satırları yazıyorsunuz. Bir bakmışsınız siz aslında onları okuyorsunuz. Koç Burcu Bir sabah düşünün. Gece ılık bir duş alıp erkenden yatmışsınız. Uykunuzu almışsınız. Kendiliğinden açılıyor gözleriniz. Dışarıdan kuş sesleri geliyor. Camı aralık bırakmışsınız. Yavaşça iterek açıyorsunuz pencereyi yattığınız yerden. Sabahın temiz havası odanıza doluyor. Derin bir nefes alıyorsunuz. Gözünüz saate ilişiyor. Erken bir saat… Yapacağınız her şeyi yapmak için yeteri kadar vaktiniz var.   Hafif bir gülümseme beliriyor yüzünüzde… Kalkıp kahvenizi demliyorsunuz. O demlenirken yüzünüzü yıkayıp dişlerinizi fırçalıyorsunuz. Aynada kendinize göz kırpıyorsunuz. Derken mis gibi kahve kokusu tüm evi sarıyor. Kahvenizi fincanınıza dolduruyorsunuz. Elinizdeki fincanı çalışma masanıza yerleştirip sandalyenize yerleşiyorsunuz. Bilgisayarınızı açıyorsunuz. Mesainiz başlıyor. Yapılacaklar listeniz neredeydi? Hah, işte burada! İyi ki dün yatmadan yazıp mantar panonuza asmışsınız. Ve bir sabah düşünün. Gece oldukça geç yatmışsınız. Alkolü fazla kaçırmışsınız. Üstünüz başınız leş gibi sigara kokuyor. Geceyle ilgili kareler parça parça zihninizde beliriyor. Yok artık, cidden bunu yaptınız mı? Çığlık atarak yastığa kafanızı gömüp yorganı üstünüze çekiyorsunuz. Uyumadan pencereyi açmamışsınız. Oda havasız kalmış. Camı açmaya çalışırken başınız dönüyor, mideniz bulanıyor. Zar zor nefes alıyorsunuz. Toparlanmaya çalışıyorsunuz. O sırada gözünüz saate ilişiyor. Lanet olsun! Katılmanız gereken toplantıya on beş dakikanız var. Yapmanız gereken bir sürü şey için yeterli vaktiniz yok. Gece makyajınızı da silmemişsiniz, resmen maymuna dönmüşsünüz. Saçınız başınız darmadağın. Aynaya kafa atasınız geliyor. Daha yüzünüzü bile yıkamadınız. Çeşmeyi açıp yüzünüzü yıkamaya çalışıyorsunuz. Kafanızın üzerinde bir suaygırı dans ediyor sanki! Nerede bu makyaj temizleyiciniz? Neden önce makyajınızı silmediniz ki! Koşuştururken bilgisayarın düğmesine basıyorsunuz. Hızlıca kendinize çekidüzen vermeye çalışıyorsunuz. Mideniz bulanıyor. Tuvalete gidip klozete kapanıp kapanmama konusunda kararsızsınız. Hemen bulduğunuz bir gömleği üzerinize geçiriyorsunuz. Saçlarınızı gelişigüzel topluyorsunuz. Of, gömleğiniz çok kırışık! Ütüyü prize takıyorsunuz. Son dakikalar… Ütü ısınırken gömleğinizi çıkarıyorsunuz. Ütü masası nerede? Hah, aç şunu! Ah, ütünün suyu bitmiş. Mutfaktan bir bardak içme suyu almaya gidiyorsunuz. Sürahi boş! Sürahiyi doldur. Bardağı doldur. Koş! Yarısı koşuştururken yere dökülüyor. Kalanı ütünün içine boşaltıyorsunuz. Cos! Gömleği ütülemeye çalışıyorsunuz. Aha yapıştı, çok ısınmış. Yandı gömlek! Neyse alt kısım, görünmez. Görünen kısımları, yakasını hızlıca ütülüyorsunuz. Üzerinize geçiriyorsunuz. Yandınız, çok sıcak! Toplantı başlıyor. Kameranızı açmaya çalışırken bakıyorsunuz, herkes gayet şık! Siz? Neyse diyorsunuz, sadece bir an önce şu toplantının bitmesini ve kendinizi yeniden yatağa atmayı istiyorsunuz. Zaten kimsenin sizi umursadığı yok. Ve kameranız açılır açılmaz aylardır beklediğiniz şey oluyor, müdürünüz ilk sözü size veriyor. Şaka mı? Ne o, yanık kokusu mu? Her iki senaryo da bu burç sembolizminin ifade ettikleriyle ilişkilendirebilir. Koç burcu, başlangıçları ifade eder. Nasıl başladığınız, sizin bugüne nasıl geldiğinizle ilgili olacaktır. Gezegen Hiyerarşisi Astrolojik analizde, ağır hareket eden gezegenler, hızlı hareket gezegenlere kıyasen daha derinde olanı ifade eder. Hikâyenin ana fikri gibi düşünebilirsiniz. Hani bir söz vardır: “Küçük insanlar kişileri, ortalama insanlar olayları, büyük insanlar ise fikirleri konuşur.” Ağır hareket eden gezegenler, fikirlerle ilgilidir. Hızlı hareket eden gezegenler kişi ve olaylarla ilgilidir. Olaylar, kişi ve bu fikirlerin kesişimi olarak kendini gösterir. Satürn ve Neptün Koç Burcunda Kavuşumu Daha önce bu kavuşum on sekizinci yüzyılın başında (28 Mart 1703) gerçekleşiyor. Bu dönemde; Dünyanın farklı bölgelerinde önemli siyasi değişimler yaşanıyor.   Yine bu dönemde, Osmanlı Devleti’nde “Edirne Vakası” (1703) olarak bilinen isyan gerçekleşiyor. Bu olay, III. Ahmet’in tahta çıkmasına yol açıyor. İsyanın temelinde ekonomik sıkıntılar ve yönetimden duyulan hoşnutsuzluk yatıyor. Osmanlı Devleti, iç karışıklıklarla uğraşırken aynı zamanda Avrupa’daki gelişmeleri yakından takip ediyor. Bilim dünyasında, Aydınlanma Çağı’nın etkisi sürüyor. Önemli bilimsel gelişmeler yaşanıyor. Bu yılların, bilimin temellerinin sağlamlaştığı ve yeni keşiflerin hız kazandığı bir dönem olduğu görülüyor. Sanat dünyasında, önemli değişimler görülüyor. Sanat dünyasında da yeniliklerin filizlendiği ve klasik ile modernin kesiştiği bir geçiş dönemi olarak öne çıkıyor. Satürn- Neptün Kavuşumu Yaklaşık her otuz altı- otuz yedi yılda bir kavuşum yapıyor. 1738 Yengeç Burcunda Satürn ve Neptün Kavuşumu 1773 Başak Burcunda Satürn ve Neptün Kavuşumu 1810 Yay Burcunda Satürn ve Neptün Kavuşumu 1846 Kova Burcunda Satürn ve Neptün Kavuşumu 1882 Boğa Burcunda Satürn ve Neptün Kavuşumu 1917 Aslan Burcunda Satürn ve Neptün Kavuşumu 18 Kasım 1952 Terazi Burcunda Satürn ve Neptün Kavuşumu 3 Mart 1989 Oğlak Burcunda Satürn ve Neptün Kavuşumu 20 Şubat 2026 Koç Burcunda Satürn ve Neptün Kavuşumu Sonuç: Ne ile Karşı Karşıyayız? Tüm bu eşikler, büyük ideolojik değişimlerin, yeni toplumsal hareketlerin veya önemli tarihi kırılmaların yaşandığı dönemlere karşılık geliyor gibi görünüyor. Bu noktada, bu zamanlarda farklı etkenlerin de söz konusu olduğunu gözden kaçırmamak gerekir. Daha nitelikli bir gözlem için diğer ağır hareket eden gezegenleri de göz önünde bulundurmak gerekir. Bunu daha çok bir

Devam Okuyun..

Mail Listemize Kayıt Olun.

Bültenimize kaydolduğunuzda en son haberlerimiz, tekliflerimiz ve etkinliklerimiz ile güncel kalın.

Hüseyin Akdağ © 2022 | Tüm Hakları Saklıdır.

×
×

Sepet